Makyajın Tarihi

Nefertiti

Binlerce yıldır kadınların vazgeçilmezi haline gelen, ciltlerinin sağlıklı görünmelerini sağlayan ve güzelliklerini öne çıkarmak için uyguladıkları makyajın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Milattan 4000 yıl evvel, Mısırlılar ve Asur’lularla başlayan makyaj sanatının serüveni bugün büyük bir sektör haline dönüştü.

Makyajın binlerce yıllık tarihine dönemsel olarak bir göz atalım…

Makyajın Tarihi-Mısır Medeniyeti

Makyajın Tarihi-Mısır Medeniyeti

 1.yüzyılda insanlar tenlerini    üstübeç(kurşun&karbonat bileşiminden oluşan pigment) ve tebeşir tozlarıyla beyazlaştırdılar ve gözlerine sürme çekip, dudaklarında ruj kullandılar.Bunların tüm Avrupa’ya özellikle kuzey ülkelerine yayılması ise Haçlı Seferleri sonrasında gerçekleşmişti.

6.yüzyılda ise sahne makyajı yapılmaya başlandı, gösteri sanatının önem kazanması aynı zamanda makyaj sanatının da önemini arttırdı. Canlandırılan rollere uygun makyajlar yapıldı ve maskeler kullanıldı.

Sahne Sanatları

Sahne Sanatları

10.yüzyıl civarında genelde kadınların kullandıkları  makyaj malzemelerini erkeklerde kullanmaya başladılar ve tek tip makyaj moda olmuştu. Yüzler beyaza boyanıp,  peruklar takılır ve özellikle yanaklar ve dudaklar belirginleştirilirdi.

Bu makyaj, asiller arasında yaygın olarak kullanılırdı. Sarayda kral ve çevresinde ki erkek ve kadınların yüzlerinde bu makyajla gezdiği bilinmekteydi. Bu dönemde makyajın yanı  sıra büyük peruklar da modaydı. Özellikle davetlerde ve partilerde beyaza boyanmış  yüzleriyle kırmızı  yanak ve dudaklı  erkek ve kadınlar görülürdü.

13.yüzyıldan itibaren, soylular, saç boyası, fondöten ve parfüm kullanmaya başladı.
14.yüzyılda ise asillere özgü kullanımından dışarı taşarak makyaj, tüm sosyal sınıflar arasında yaygınlaşmaya başladı.
15.yüzyıla kadar, zararlı kimyasallar ( kurşun gibi ) içerebilen makyaj malzemeleri; günümüzde, son derece ileri tekniklerle laboratuarlarda test edildikten sonra, piyasaya sunuldu. İleri derecede hassas ciltler için, antiallerjik veya organik yapılı bileşiklerin kullanılması, bir taraftan seri üretimlerle maliyetin düşürülmesi sonucunda, tüketici popülasyonu giderek genişledi.

Terlemeyi önleyen ve etkin maddesi alüminyum klorür olan terlemeyi baskılayan koku gidericiler de 1890’larda ortaya çıktı.

Modern makyaj ise, asıl ” sinema ” nın etkisi ile, 1920’lerde popülerleşti. Sinemanın bulunuşu ve renkli film yönteminin geliştirilmesi, kozmetik endüstrisi açısından bir dönüm noktası oldu.

Sinema ve makyaj

Sinema ve makyaj

İlk kadın sinema oyuncularından Theda Bara’nın beyazperdedeki, Helena
Rubinstein kozmetik ürünleriyle süslenmiş görüntüsü sansasyon yarattı.

Helena Rubistein

Helena Rubinstein

Rubinstein, rimeli ve   renklendirilmiş pudra kavramını geliştirdi. Fransız sahne sanatçılarından etkilenerek gözleri renklerle

gölgelendirmeye başladı; dudakları kırmızıya boyayarak
belirginleştirdi. Hollywood’da makyaj sanatçısı olan Max Factor ise, o
dönemlerde çok çeşitli ürünlerle kozmetik endüstrisine katkıda bulunan
bir başka isim oldu. Onun ürünleri, film teknolojisindeki gelişmelerin
sonucuydu; çünkü, renkli filmlerde istenen etkilerin yaratılabilmesi
için oyunculara farklı makyajlar yapılması gerekiyordu.

Birinci Dünya Savaşı’nın da kozmetiğin yaygınlaşmasında önemli rol oynadığı
düşünülüyor. 1910’ların sonunda kadınlar hem toplumsal hem de ekonomik
açıdan özgürleştiler. 1920’lerde, sinema sayesinde beyaz ten modası
tarih oldu; artık, bronz ten modaydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında
naylon çorap kıtlığı nedeniyle çıkan “bacak makyajı“ modasının ardından,
1950’lerde, bronzlaştırıcı ürünlerin reklamlarında artış oldu. Aynı
yıllarda, televizyonun yaygınlaşmaya başlamasıyla, “Procter&Gamble”
gibi sabun firmalarının sponsorluk yaptığı bazı radyo programları da
televizyona taşındı. Kozmetik ürünlerinin reklamları yaygınlaştı.
1960’larda, hem takma kirpiklerin hem de “doğal” kozmetik ürünlerinin
popülerliğinde artış oldu. Doğal ürünler, havuç suyu ve karpuz özü gibi
bitki kökenli karışımlara dayanıyordu.

Makyajın Tarihi

Makyajın Tarihi

1970’lerde, ABD’de soyu tükenmekte olan canlıları koruma yasasının yürürlüğe girmesiyle, belli bitkilerin kozmetik üretiminde kullanılması yasaklandı.

Sonraki yıllarda, hem teknolojideki ilerlemeye, hem de kozmetik pazarının
doymak bilmeyen açlık duygusuna bağlı olarak, çok daha karmaşık ve
çeşitli ürünler üretilmeye başlandı.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir